Avrupa’da çocuk sahibi olmanın iş hayatına etkisi

Maithreyi Seetharam, Euronews: “İşimiz ve özel hayatımız arasında denge kurmak zor fakat buna bir de çocuklar eklenince iş daha da zorlaşıyor.

Maithreyi Seetharam, Euronews:
“İşimiz ve özel hayatımız arasında denge kurmak zor fakat buna bir de çocuklar eklenince iş daha da zorlaşıyor. Ben Maithreyi Seetharaman. Bu hafta Real Economy Malta’da. Yaşlı nüfusun arttığı bir dönemde çocuk bakımı ve iş dünyası konusunda anne babaların ihtiyacı olanların sağlanması için Avrupa Birliği’nde atılan adımlara bakacağız.”

Avrupa genelinde çalışan kadın sayısı erkeklerden az. Japonya, ABD ve İsviçre’den daha az. Bu resmin 2038’den önce değişmesi beklenmiyor. Avrupa’nın farklı yerlerinde durum da farklı. Bu açık kadın çocuk sahibi olunca daha da artıyor. Çocuk küçük olunca annenin iş dünyasına girmesi ya da katılması daha zor. Bazı ülkelerde açık yüzde 30 seviyesinde. Bunun tersi Avrupalı babalar için geçerli.

Euronews:
“Çoğumuz için işe dönme kararı çocuk bakımı masraflarından kaynaklanıyor. İki çocuğun bakım masrafı İngiltere ve İrlanda’da ortalama maaşın yüzde 40’ı anlamına geliyor. Fakat bu rakam Avusturya, İsveç, Estonya, Portekiz ve hatta İspanya’da sadece yüzde 5 oranında. Ancak Avrupalı annelerin yarısında fazlası işe geri dönmeleri ya da yarı zamanlı çalışma kararlarının ağır çocuk bakım masraflarından kaynaklandığını söylüyor. Uygunluk, ulaşım, saatler gibi birçok nokta bunda etkili. Fanny Gauret Malta’dan bildiriyor.

İş maratonu üç çocuklu bu aile için erken başlıyor. Avrupa’nın en küçük ülkesinde beş erkekten dördü ve 2 kadından biri çalışıyor.

2014 yılında Malta, çalışan ya da okuyan aileler için ücretsiz çocuk bakım hizmetine başladı. Bu, üç yılda 10 bin Euro tasarruf demek: “Bunun birçok avantajını gördüm. Anne için kolaylıklar sağlıyor. Anne böylece işe tekrar geri dönmek isteyebilir. Bunun maddi olarak avantajlarını görüyorsunuz.”

2013 ile karşılaştırıldığında annelikten sonra işe dönen ya da işte kalan annelerin yaklaşık yüzde 7 oranında arttığını görüyoruz: “Bu bana çalışmaya devam etme fırsatı verdi. İkinci çocuğum olduktan dört ay sonra işe geri döndüm. Daha fazla çalışabilirim. Bu benim yapmadığım kişisel bir tercih. İlk çocuğum 2011’de Avustralya’da doğdu. Çocuk bakımı da o dönem tamamen doluydu. Biz de bakıcı tutmak zorunda kaldık. Günlük masrafı 250 Dolar’dı. Biz de Malta’ya dönmenin daha iyi olacağını düşündük.”

Malta’nın çocuk bakımı politikasına bakmak için ülkenin maliye bakanı Edward Scicluna ile birlikteyiz.

Euronews:
“Çocuk bakımı tablosuna baktığınızda bunun ekonomiye ve istihdama nasıl etkide bulunduğunu görüyoruz?”

Edward Scicluna, Malta Maliye Bakanı:
“Etki beklendiği gibi belki de daha fazla. Biliyorsunuz oldukça yüksek kadın katılımı vardı. Ancak bunun arka planına bakmanız gerekiyor. Daha önce az sayıda katılım olduğunu görüyorduk. Aynı zamanda bunun dini ve kültürel gerekçeleri de vardı. Gerçek ise engeller. Ekonomik olarak bir çocuğun bakım merkezine gönderilmesi kazançtan fazla maliyetli oluyordu. O yüzden buna ilgi yoktu.”

Euronews:
“Annelik ve annelik izni konuna daha geniş bir açıdan bakmamız mümkün mü?”

Edward Scicluna:
“Annelik izni de bu resmin içindeydi. Bunun çok olumlu etkisi oldu. Çünkü her şeyin özünde ekonomik nedenler vardı. Özellikle dar gelirli ailelere yardım gibi diğer reformlar da vardı. Bir anlaşma yaptık. Onlar maaş alacak ancak aynı zamanda onun bir kısmını koruyacaktı. İlk yıl üçte ikisi, ikinci yıl yüzde 45’i, ve yüzde 25’i…Uzun vadeli işsizlerin oranının düştüğünü gördük. Malta söz konusu olunca binler büyük rakam.”

Euronews:
“Malta ve çoğu Avrupa ülkesi annelik izni ya da onların tekrar işe dönmesinden ziyade kısa dönemli finansal krize odaklanıyor. İşte son rakamlar ve değiştirilmesi gerekenler.”

Avrupa’da yeni anne babaların kanunen izne ayrılma hakkı var. Annelik için ortalama 17.5 hafta. Bazı ülkeler izin konusunda daha esnek. Bazılarında çocuk sayısı önemli, diğerlerinde süre daha az. Aile izni aile arasında bölüştürülebiliyor. Fakat çoğu baba bunu kullanmıyor. Onların sadece yüzde 10’u bu hakkını kullanıyor. İtalyanlar 1 gün, Maltalılar 2 gün ve Slovenyalı babalar 90 gün izin hakkına sahip. Fakat bazı babaların ise hiç bir şansı yok

Euronews:
“Aile izni ve ödenekler konusunda Avrupa’da büyük farklılıklar var. Örneğin Malta’da özel sektörde her aile için ücretsiz izin süresi dört ay. Ve şirketler…Onlar dengede kalabilir mi?”

Joseph Farrugia, İstihdam Bürosu Başkanı:
“Bu konularla tek tek ilgilenilmesinin, uygulanmasını imkansız hale getirecek yasama önlemleri almaktan daha iyi olacağını düşünüyoruz. Olumsuz etkileri olmaksızın farklı iş piyasalarıyla birlikte bütün ülkelere uygulanabilecek ortak payda kurulması istenebilir. Bu, uyumun ana sorunu.”

Malta’nın 500 bin nüfusu içinde kadınlar ailenin temel bakıcısı olarak kabul edilmekte: “Bence babalar daha fazla desteklenmeli. Anneler gibi onlara da benzer fırsatlar verilmeli. Bazen en çok kazanan anneler oluyor. Kariyerim için çok çalıştım okudum. Bundan vazgeçmedim. Şimdi bunu yapmak zor.”

Yeni çocuk bakım sistemi annelerin annenin çalışma saatlerini neredeyse yüzde 11 arttırdı. Bu, Malta’nın ekonomisine 2 milyon Euro katkı demek.

Euronews:
“Kadınların işe dönmesi konusunda sendikalar ve işçiler arasında nasıl bir tutum var? Onları aynı masaya nasıl getiriyorsunuz?”

Edward Scicluna:
“Onlar bir masanın etrafında toplanması, büyük resme baktığımızda, bunun onların hepsinin yararına olduğunu görürüz. Fakat gördüğünüz gibi danışmak zorundasınız. Onlara sert davranıp onların buna tepki vereceğini bekleyemezsiniz.”

Euronews:
“Kadınların tekrar iş hayatına dönmesi için genç annelere ve babalara doğumdan sonra verilecek doğru araçlar neler?”

Edward Scicluna:
“Katılım konusunda bazı ülkeler daha ileride. Aynı şey annelik izni için geçerli. Korkarım bu devletin kalkınma düzeyi ve nerede durduğuna bağlı. Fakat çok sayıda ülke bu pozisyonda. Onlar sosyal araçlarla iş imkanlarını geliştirilebilir. Biz gelir vergisini azalttık. Çünkü gelir vergisi işle ilgili bir vergi ve tüketim üzerinde etkili. Paketin parçası olarak özellikle orta gelir düzeyindeki insanlar büyük oranda vergi yükü altında. Onları bu vergi yükünden kurtarmak onlara yardım etmek anlamına geliyor. Bunlar çok basit ama oldukça etkili kelimeler.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir